TETANOS

TETANOS
Tetanos

merkez sinir sisteminin et­kilendiği akut bir enfeksiyon hastalığı­dır. Önce çiğneme kaslarında, daha sonra kalça, kol, bacak ve gövde kasla­rında ağrılı kasılmalara yol açar.
NEDENLERİ
Tetanos etkeni, sporlu bir basil olan Clostridium tetani adlı bakteridir. Bu bakteri uygun koşulların yokluğunda spor biçiminde dinlenme evresine girer ve yıllarca sürebilen bu dönemin ardın­dan uygun koşullarda yeniden etkinle-şerek çoğalır. Clostridium tetanfmn yaklaşık 10 değişik tipi tanımlanmıştır. Bunların hepsi en az iki tür … YAZININ DEVAMI →

Pamukçuk Hastalığı

Yunan dilinde itiş “ilti­hap”, stoma “ağız” demektir. Stomatit genel anlamıy­la ağızda bulunan bütün iltihap türlerini içerir. Daha özel anlamıyla da gerçek ağız boşluğu mukozasıyla birlikte düşünülür. eğer il­tihap dildeyse glossit adı verilir; dişeti mukozasındaysa jinjivit adı verilir. Ağız mukozası direk olarak ağızdaki nedenlerle rahatlıkla hastalanır. Ayrıca birçok genel hastalıkların da ilk belirtileri ağızda meydana gelir. Bu sebeple ağız içi iltihapları birincil ve ikincil iltihaplar olarak ikiye ana bölümde incelenir. Birincil … YAZININ DEVAMI →

Ağtabaka ayrılması

Ağtabaka ayrılmasının tıbbi olarak iki çeşiti vardır: Birincil ve ikincil ağtabaka ayrılması.

Birincil ağtabaka ayrılması

Yapı­lan bütün çalışma ve incelemelere kar­şın birincil ağtabaka ayrılmasının nede leri aydınlatılmamıştır. Özellikle ileri derecede miyopluğun, gözküresinin bo­yuna çapını artırarak ayrılmayı kolay­laştırdığı düşünülmektedir. Ağtabaka bu uzamaya uyum sağlayamadığından gerilerek ayrılmaya başlar. Ağtabakamn çevrel bölümlerini etkileyen bazı aynl­ma tiplerinin kalıtsal özellik taşıdığı ve doğumsal bir ağtabaka kistiyle ilişkili olduğu sanılır. Ayrılma miyopluk dışın­da, ağtabakadaki yaşlılık değişiklikleri­ne … YAZININ DEVAMI →

Aidsin Nedenleri

AİDS’İ başlatan ve organizmanın diren­cini bu kadar azaltan etkenler nelerdir?

Mayıs 1983′e değin bu konuda birçok varsayım öne sürüldü. Daha sonra Pa­ris’teki Pasteur Enstitüsü’nden Luc Montagnier hastalığa bir virüsün yol aç­tığını açıkladı ve bu etkeni lenfadenopati virüsü (LAV) olarak adlandırdı. Aynı dönemde ABD’de Ulusal Kanser Ensti­tüsü’nden Robert Gallo “insan T hücreli lösemi virüsü”nü (HTLV-3) ayrıştırma­yı başardı. LAV ve HTLV-3 aynı virü­sün iki farklı türüydü; Amerikalı ve Fransız araştırmacılar arasında uzun … YAZININ DEVAMI →

Aidsin Tedavisi

HIV enfeksiyonunun tedavisi iki başlık altında ele alınabilir. Bunlardan birinci­si virüs öldürücü ilaçlaria tedavi, ikinci­si fırsatçı enfeksiyonların ve tümörlerin tedavisidir.

• HIV enfeksiyonunun virüs öldürücü ilaçlarla tedavisi – HTV enfeksiyonun­da hastalığın virüsün sürekli üremesi ve vücuda yayılmasıyla ortaya çıktığı ka­bul edilmektedir. Bu varsayıma daya­nan tedavi virüs üremesini virüs öldürü­cü ilaçlarla önlemeye yöneliktir. Amaç enfeksiyonun gelişimini doğrudan ya da dolaylı olarak etkilemektir. Böylece virüs üremesini insan hücresine zarar vermeden durdurmaya ve … YAZININ DEVAMI →

Doğumsal Kalp Hastalığı

Doğumsal kalp hastalığı ne demektir?

Doğumda varolan, kalbin bir bölümünü ya da büyük damarları (özellikle aor­tu) tutan oluşum bozukluğudur. Genel olarak embriyonun anormal gelişmesi­ne ya da dölyatağmdaki ortamda bulunan bazı yapıların çocuğun doğumundan sonra da varlığını sürdürmesine bağlıdır. Doğumsal kalp hastalıklarının ne­denleri hakkında pek az şey bilinir. Doğumsal kalp hastalıkları pek çok olu­şum bozukluğunun bir arada bulunduğu, örneğin mongolizm ya da kromozom üçlemeleri gibi hastalıklarda da görülebilir. Bu arada dölütte … YAZININ DEVAMI →

Akciğer Embolisi

Akciğer embolisinin üç değişik tipi:

A. Büyük bir pıhtının akciğer atardamarını tıkaması.
B. Birçok küçük pıhtı parçasının akciğer atardamarını ve bu damarın dallarını tıkaması.
C. Küçük pıhtı parçalarının akciğer atardamarının çevre dallarını tıkaması. Önceki İki tipten farklı olarak bu durumda ani ölüm tehlikesi yoktur. Ama zamanla akciğer enfarktüsü gelişebilir.

Embolinin görülme sıklığı yaşa ve cinsiyete bağlı mıdır?

Emboli erkek ve kadınlarda aynı sıklıkta görülür. Her yaşta görülmekle birlik­te en çok … YAZININ DEVAMI →

Akciğer Kanseri

Bu kanser türü tedavi imkanları çok sınırlı olan ve bundan dolayı teşhisten sonraki hayata devam beklentisi günümüzde bile 5 yılı çok zor geçen hastalıklardan biridir.

Akciğer Kanseri Belirtileri

Solunum esnasında ortaya çıkan hırıltı
– Uzun süre geçmeyen göğüs ağrısı ya da öksürük
– Öksürük esnasında balgam çıkarma veya kanlı balgam çıkarma
Ses kısıklığı
– Yüzün çeşitlik yerlerinde şişlikler meydana gelmesi
– Kanserli hücrelerin çok fazla büyümesi nedeniyle … YAZININ DEVAMI →

Kanserojenez

Kanser oluşumu (kanserojenez) ne demektir?

Kanser oluşumunun tanımı çok zordur. Günümüzde kansere yol açan temel moleküler olaylar tam anlamıyla bilinmediğinden insanlık kansere karşı verdi­ği savaşı henüz kazanamamıştır. Gene de kanser oluşumunu kısaca anlatmaya çalışalım. Normal koşullarda hücre bölünmesiyle oluşan yavru hücreler, ana hücredeki bütün bilgileri ve bütün özellikleri taşır. Oysa tümör gelişmesi du­rumunda, yani kanser oluşumu aşamasında hücre çoğalması, kanserli hücrele­rin ortaya çıkmasıyla sonuçlanır. Bilinmeyen bir etkenle yavru hücreler, ana … YAZININ DEVAMI →

Mutajenez

Değşinim oluşumu (mutajenez) nedir?

Her canlı hücresinde kalıtsal özelliklerin depolandığı dezoksiribonükleik asit (DNA) bulunur. Çocuğun anne babasına benzemesinin nedeni, kalıtsal Özellik­leri taşıyan kromozomlar içindeki genlerin kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır. Eğer belli bir noktada bu kalıtsal bilgilerin değişmesine yol açan bir madde devreye girerse değşinim (mutasyon) süreci başlar. Değşinim kalıtsal bir has­talığa neden olabilir. Bu sapma kalıtsal bilgilerin gördüğü zarann derecesine göre ağır ya da hafif olabilir. Değşinimin doğada sık görülen ve … YAZININ DEVAMI →